Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Pazar, 08 Kasım 2015 04:22

İran Gelişmeleri

Geçen hafta Tahran ve İran’ın tüm kentlerinde ve beldelerinde küresel istikbarla milli mücadele günü etkinliği düzenlendi.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, 4 Kasım Küresel İstikbarla Milli Mücadele Günü dolaysıyla binlerce öğrenciyi kabul etti.

Ayetullah Hamanei İranlı öğrencilere hitaben, İran milletinin istikbarla mücadelesi akıl, mantık ve tarihî deneyimlere dayandığını vurguladı.

Amerika hâla eski Amerika olduğunu vurgulayan Ayetullah Hamanei, bazı garez-kar ve saf çevrelerin komplocu düşmanı unutturmaya çalıştığını kaydetti.

Ayetullah Hamanei, İmam Humeyni –ks– haklı olarak Amerika’yı tüm şerlerin ve komploların kaynağı ilan ettiğini, “kahrolsun Amerika” sloganı aslında Amerika ve istikbarın politikalarına karşı atılan bir slogan olduğunu ifade etti.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei aynı zamanda, İslam tealiminden başka İran milletinin tarihi deneyimlerinde istikbar karşıtlığı için akılcı gerekçeler bulunduğunu belirtti. Ayetullah Hamanei hş. 1332’de İran’a dayatılan askeri darbeyi İran milletinin ibret verici deneyimlerinden biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

Musaddık hükümeti petrolü, yani ülkenin milli servetini İngilizlerin pençesinden kurtarmayı başardı, fakat tarihi bir hata yaptı, o da Amerika’ya güvenmekti. Musaddık İngilizlerin düşmanlığına karşı uluslararası arenada bir desteği ihtiyacı olduğunu düşündü ve bu yüzden Amerikalılara güvendi. Ancak Amerikalılar Musaddık’ın bu iyimserliğinden ve saflığından yararlandı ve hş. 1332 darbesini yaptı. Musaddık’ı hapse attılar ve İran’dan kaçan Muhammed Rıza Pehlevi’yi geri getirerek yeniden tahta oturttular.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei ayrıca Amerikalı askeri müsteşarların İran ordusu üzerinde sulta kurduklarını belirterek, Amerikalıların yaptığı ve 25 süren darbenin sonuçları İran milletinin maddi, manevi ve insani sermayelerinin heba olmasından ibaret olduğunu vurguladı.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei hş. 1332 yılında gerçekleşen Amerikan darbesinin derin etkisine ve nüfuzuna işaretle sözlerini şöyle sürdürdü: Bu tür zorluklara karşı şayeste liderleri olmayan milletler pasif kalır ve hemen teslim olur. Ancak İran milleti ilahi muhabbet olan İmam Humeyni –ks– önderliğinden yararlanarak yavaş yavaş bilinçlendikçe bilinçlendi ve İslamî hareketi ile Pehlevi kukla rejimini ve esas hamisini, yani Amerika’yı hedef aldı.

İran’da 4 Kasım günü İslam inkılabı tarihinin üç hassas döneminde küresel istikbarla mücadele sürecinde üç önemli hadisenin yıldönümüdür. İmam Humeyni’nin hş. 1343 yılında Türkiye’ye sürgün edilmesi, İranlı öğrencilerin hş. 1357 yılında tağut rejimi güvenlik güçlerince katledilmesi ve Amerika’nın Tahran’daki casusluk yuvası olan büyükelçiliğinin İmam Humeyni –ks– çizgisinde hareket eden öğrencilerce fethedilmesi, İran milletinin istikbar karşıtlığının üç önemli sonucuydu.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Amerikan casusluk yuvasının bir grup Müslüman öğrenci tarafından fethedilmesini Amerikalıların komplolarına ve İran milletinin baş düşmanı, yani Muhammed Rıza Pehlevi’ye kucak açmasına gösterdiği tepki olduğunu belirterek şöyle konuştu: Amerikan büyükelçiliğinden elde edilen belgeler, bu büyükelçiliğin hakikaten casusluk yuvası, İran milleti ve yeni yeni ayakta duran İslam inkılabına karşı komplo merkezi olduğunu ortaya koydu.

Amerikalı yetkililerin nükleer müzakereler sürerken bazı görece esneklikler sergilemelerine işaret eden İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, ancak Amerika’nın gerçek yüzünün eskisi gibi husumet dolu olduğunu, İran milletinin bu gerçeği hiç bir zaman unutmayacağını vurguladı.

Geçen hafta Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Mihail Bogdanov, İran'ın Viyana'da düzenlenecek Suriye zirvesine katılmaya devam etmesinin zaruri olduğunu açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Mihail Bogdanov, İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahian'la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede iki diplomat Yemen ve Suriye'deki son gelişmeleri ve Viyana'da düzenlenen Suriye zirvesini ele aldı.

Görüşmede Emir Abdullahian Bogdanov'u, geçen hafta Tahran’da temaslarda bulunan ve İranlı üst düzey yetkililerle görüşen Suriye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Faysal Mikdad'la görüşmesi hakkında bilgilendirdi.

Mikdad’da Tahran’da yaptığı açıklamasında terörle ciddi mücadeleye vurgu yaptı. Şam yönetimi halkın oylarının ekseninde ve her türlü dış müdahaleden uzak olan siyasi sürece destek verdiğini ve olumlu karşıladığını kaydetti.

İran'ın Viyana'da düzenlenecek Suriye zirvesine katılmaya devam etmesinin zaruri olduğunu belirten Bogdanov, İran'ın Suriye krizinin çözümünde ifa edeceği rolün önemli olduğunu vurguladı.

Bogdanov ve Emir Abdullahian’ın görüşmelerinde ayrıca Yemen krizi ve bu ülkede ateşkesin sağlanması ve haksız kuşatmanın kaldırılması gibi konular da ele alındı.

Geçen hafta Tahran, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarından bazı üst düzey heyetleri ağırladı. Avrupa birliği parlamentosu Başkanı Martin Schultz üst düzey bir heyet başkanlığında bir günlük bir ziyaret çerçevesinde Tahran’a geldi. İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani’nin daveti üzerine gerçekleşen ziyaretin amacı ise taraflar arasında işbirliğini ve ilişkileri geliştirme şeklinde açıklandı.

Geçen hafta Güney Afrika Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı Matamela Cyril Ramaphosa da İranlı mevkidaşı İshak Cihangiri’nin daveti üzerine Tahran’a geldi. Ziyaretin amacı, Güney Afrika Cumhurbaşkanı’nın Tahran ziyaretinin ön hazırlığını tamamlama şeklinde açıklandı.

Tahran geçen hafta Güney Kore Dışişleri Bakanı Yun Byung’u da ağırladı.

İslami Şura Meclisi Başkanı Laricani, Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanı Schultz’la görüştükten sonra ortak basın toplantısında Suriye krizine işaretle, bu krizde birey mesele olmadığını, asıl bölgeyi teröristlerin cinayetlerinden arındırmak için plan yapmak gerektiğini belirtti.

Laricani, Suriye krizinin bireysel bir konu olmadığını ve bölgenin kritik meselelerini Beşar Esad’a indirgemenin stratejik hata olacağını vurguladı.

Laricani ayrıca, başka ülkelerin Suriye’de işleri kolaylaştırmaları gerektiğini, fakat Suriye milletinin yerine karar vermemeleri gerektiğini ifade etti.

Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanı Schultz da İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani ile ortak basın toplantısında, İran ile Bercam nükleer anlaşmasından sonra iktisadi alanda işbirliği kapıları açılacağını belirtti.

Suriye krizine de temas eden Schultz, bu krizi Beşar Esad’la özetlememek gerektiğini kaydetti.

Schultz, Esad için uzun vadeli bir gelecek düşünemediğini, fakat şimdiki zaman söz konusu olduğunu ve bu iki meseleyi birlikte göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade etti.

Geçen hafta İran hava kuvvetleri komutanı General Pilot Hasan Şahsafi Çin’i ziyaret etti. Pekin’de Çinli mevkidaşı General Maşio Tian’la ikili askeri işbirliğini geliştirmeyi görüştü.

Çin Hava Kuvvetleri Komutanı General Maşio Tian, İran ve Çin’in tüm alanlarda ortak çıkarları söz konusu olduğunu ve ikili görüşmelerin iki tarafın ilgi duyduğu alanlarda işbirliği zeminini daha da geliştireceğini kaydetti.

Geçen hafta İAEK Başkanı Ali Ekber Salihi Japonya’daydı. Salihi, ABD ve Batı'nın İran'a karşı tutumunu değiştirmesinin Ruhani kabinesinin direnişinin sonucu olduğunu belirtti.

Japonya'nın Nakazaki kentinde düzenlenen Pagoaş zirvesinde Amerika ve Batı'nın İran'ın nükleer programına yönelik iddialarına cevap veren Salihi, Amerika’nın İran'a karşı tüm mümkün seçenekleri kullanmaya çalıştığını, ancak istediğini elde edemediğini belirtti.

Salihi’nin Amerika sonunda 2011 yılında ve Umman'ın arabuluculuğu ile tutumunu değiştirerek "sıfır zenginleştirme" eğilimini bıraktığını kaydetti.

Salihi, Amerika'nın bu eğilim değişikliğinin Ruhani kabinesinin direnişi sonucu olduğunu ve sonunda Bercam nükleer anlaşması ile sonuçlandığını vurguladı.

İAEK Başkanı Salihi, İran İslam Cumhuriyeti nükleer silahı bulunan rejimlerin NPT anlaşmasına uymalarını savunduğunu ve ayrıca Ortadoğu bölgesinin her türlü nükleer silahtan arındırılması gerektiğini vurguladı.

Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması ile ilgili öneri ilk kez 1974’te İran tarafından gündeme getirildi ve 1995 ve 2000 yıllarında onayladı. Ancak bu önerinin uygulanması yolunda en büyük engeli, NPT anlaşmasını kabul etmeyen siyonist rejim İsrail oluşturuyor.

Pagoaş, silahsızlanma alanında faaliyet yürüten ve dünyanın seçkin şahsiyetlerinden oluşan bir STK’dır.

İAEK Başkanı Salihi Japonya’nın başkenti Tokyo’da Arak ağır su reaktörü hakkında da yaptığı açıklamada, İran 5+1 grubuna üye ülkelerin hazırlaması ve sunması gereken resmi belgeyi beklediğini kaydetti. Sahili, 5+1’in sunması gereken belge hazırlanıp sunulmadığı müddetçe İran’ın Arak reaktöründe hiç bir adım atmayacağını da vurguladı.

Geçen hafta İran Hac ve Ziyaret Kurumu Başkanı Said Ohadi, Mina faciasında hayatını kaybeden 25 İranlı hacının durumunun hala aydınlığa kavuşmadığını açıkladı.

Perşembe günü Mina faciasında hayatını kaybeden İranlı hacılar için düzenlenen anma merasiminde konuşan Ohadi, Suud rejiminden elde ettikleri bilgilere göre Mina faciasında hayatını kaybeden ve çeşitli ülkelerin vatandaşları olan 1500 hacının cenazelerinin Mekke’nin şehitliğinde defnedildiğini kaydetti.

İran İslam Cumhuriyeti Mina faciasında hayatını kaybeden hacıların haklarının ihya edilmesi için hukuk ve yargı sürecini gündemine almış bulunuyor. Şimdiye kadar da hükümet, meclis ve Dışişleri Bakanlığı düzeyinde konu ile bir kaç oturum düzenlendi.

Geçen hafta Amerika’nın Şikago şarkiyat müessesesi, İran kültürel miras kurumu yetkililerini tarihi kitabelerin incelenmesi için resmen davet etti.

Kültürel miras, el sanatları ve turizm kurumu Başkan yardımcısı Muhammed Hasan Talibian konu ile ilgili yaptığı açıklamada, davetin Hahameneşi dönemine ait kitabelerin incelenmesi, paketlenmesi ve İran’a intikal ettirildikten sonra yerlerinin belirlenmesi için gerçekleştiğini belirtti.

Konu ile bir açıklama yapan İran Çevre Kurumu Başkanı Masuma İbtikar da dünyanın en değerli fosil kalıntıları olan ve çeşitli jeolojik evrelere ait olan Marağa yöresinden 1500 fosil parçasının İslam inkılabı zafere kavuşmadan önce incelenmek üzere Amerika’ya gönderildiği, bu fosillerin Harvard üniversitesinde saklandığını, fakat daha sonra geri getirilmesinde sıkıntı yaşandığını ve İran’ın uluslararası Lahey mahkemesinde Amerika’nın aleyhinde açtığı davanın İran’ın lehine sonuçlandığını belirtti.

İran devlet radyo televizyon kurumu 52. Asya okyanusya radyo televizyonları birliği genel kurul zirvesinde birliğin icra konseyine üye olmayı başardı. İran ABU üyeliği için gerekli oy çoğunluğunu sağlayarak konseye üye oldu. ABU icra konseyi 15 üyeden oluşuyor.

Asya ve okyanusya radyo televizyonları birliği ABU 67 ülkeden 274 üyesi bulunuyor. Dünya nüfusunun %60 kadarını kapsayarak dünyanın en büyük radyo televizyon birliği sayılıyor.

İran standı, Expo Milan’da gümüş madalya kazandı. İran’ın uluslararası fuarlar firması Başkanı Hüseyin Esfehbodi, İran standının katılımcı ülkelerin arasında geleneksel ve modern tasarımın birleştirilmesi bakımından ikinci olmayı başardığını belirtti.

Expo Milan’a katılan standların arasında Avusturya standı birinci olurken, Estonya da üçüncü oldu.

Expo 2015 Milan altı ay süren “Yerin beslenmesi, hayat için enerji” konusu ile faaliyetini tamamlayarak ödül dağıtım töreni ile çalışmalarını noktaladı. Bu süre içerisinde fuarı 21 milyon ziyaretçi ziyaret ettiği belirtildi. İran standı ise 4 milyon ziyaretçi tarafından ziyaret edildi.015

 

 

Ortam

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile