Bu site kapanmıştır. Yeni sitemiz: Parstoday Turkish
Salı, 12 Kasım 2013 19:02

İran’ın Son Gelişmeleri

İran’ın Son Gelişmeleri

Geçen hafta İran’da 4 Kasım küresel istikbarla mücadele milli günü etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikte İran milletinin öğrencisinden esnafına kadar çeşitli halk kesimleri tek yürek ve tek ses kahrolsun Amerika sloganını haykırdı ve bütün dünyaya Amerika’ya karşı pasif konum sergilemeyeceğini gösterdi. 4 Kasım günü 1979 yılında İranlı öğrencilerin Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti ve İslam inkılabına yönelik komplolarını protesto etmek üzere Amerika’nın Tahran’da casusluk yuvası haline gelen büyükelçiliğini fethettiği gündür. İran milleti İslam inkılabından sonraki yıllarda bu günü küresel istikbarla mücadele milli günü olarak anmaktadır. Bu özel günde İran milleti milli vahdetini, İslamî birlikteliğini, iktidar ve azametini bütün dünyaya göstermekte ve İslam inkılabının mesajını, yani istiklal, özgürlük, İslam Cumhuriyeti sloganını ve istikbar karşıtlığını haykırmaktadır. Bu yıl 4 Kasım yürüyüşüne katılan halk yürüyüşün sonunda yayınlanan bildiride, kahrolsun Amerika sloganı İslam inkılabının istikbar karşıtlığı doktrinini yansıtırken, İran milletinin milli vahdetini ve milli iktidarını yansıttığını vurguladı. 4 Kasım etkinlikleri başta 120 yabancı gazeteci olmak üzere toplam 620 medya mensubu tarafından izlendi. Geçen hafta yine 4 Kasım tarihinde BM genel kurulu uluslararası güvenlik ve silahsızlanma komitesi, İran İslam cumhuriyetinin nükleer silahsızlanma ile ilgili üç önerisini içeren bağlantısızlar hareketinin sunduğu kararname taslağını 28 olumsuz ve 19 çekimser oya karşı 129 olumlu oyla onayladı. BM genel kurulu uluslararası güvenlik ve silahsızlanma komitesi bu kararnameyi onaylayarak zemini bağlantısızlar hareketinin sunduğu kararnamenin genel kurulda nihai onayı için hazırlamış oldu. Şimdi BM genel kurulunun bir ay sonra düzenleyeceği oturumda bu kararnameyi onaylaması bekleniyor. İran Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani Eylül 2013’te Newyork’ta düzenlenen BM genel kurulu uluslararası güvenlik ve silahsızlanma komitesinin oturumunda bağlantısızlar hareketini temsilen küresel silahsızlanma bağlamında üç önemli öneriyi gündeme getirdi. Öneri uluslararası camianın olumlu tepkisi ile karşılandı. Nükleer silahların üretimini, geliştirmesini, depolanmasını ve kullanmasını yasaklayan uluslararası geniş kapsamlı bir konvansiyonun hazırlanması için müzakerelerin başlaması ve nükleer silahların imha edilmesi için gereken zeminin hazırlanması, 2018 yılında nükleer silahsızlanma konferansının düzenlenmesi ve 26 Eylül günü nükleer silahsızlanma günü olarak adlandırılması, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin gündeme getirdiği üç önemli öneriydi. Geçen hafta dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif 37. UNESCO zirvesine katılmak ve İran İslam cumhuriyetinin görüşlerini beyan etmek üzere Fransa’nın başkenti Paris’e gitti. UNESCO’nun zirvesi 5 Kasım Salı günü başladı ve dışişleri bakanı Zarif, zirvenin özel konuğu olarak açılış törenine katıldı. Zarif ayrıca katıldığı bir başka oturumda terör ve radikalizmin yayılmasının tehlikelerini ve uluslararası camianın 21. Yüzyılda küresel barış ve güvenliği inşa etmek amacı ile bu şom olgu ile mücadelede daha ciddi bir tutum sergilemesi gerektiğini anlattı. Oturumda Zarif ayrıca katılımcıların İran ve Fransa ilişkileri, İran ve komşuları ile ilişkileri, Suriye krizi, terör ve radikalizm, Filistin ve Ortadoğu meseleleri, İran’ın nükleer programı, İslamî uyanış, Irak ve Afganistan meseleleri gibi konular hakkındaki sorularına cevap verdi. Dışişleri Bakanı Zarif, Paris temasları çerçevesinde Fransız mevkidaşı Loran Fabius’la da bir araya gelerek Cenevre’de düzenlenen nükleer müzakereler hakkında istişarelerde bulundu. Görüşmede Zarif, Suriye krizine her türlü dış müdahale ve dıştan dayatılan çözümleri reddederek bu krizin askeri çözümü olmadığını vurguladı. İran’ın Suriye krizinin çözümü için her türlü yardımda bulunmaya hazır olduğunun altını çizen Zarif, krizin siyasi yollardan çözümü için çabalarını sürdürdüklerini kaydetti. Geçen hafta İran ve 5+1 grubu arasında ikinci tur nükleer müzakereler 7 Kasım günü Cenevre’de başladı. Dışişleri bakanı yardımcısı ve nükleer müzakereci Abbas Irakçi ve İran’ın nükleer müzakereci heyeti ise Çarşamba günü Cenevre’deydi. Irakçi ikinci tur müzakerelerde de ilk turda olduğu gibi bütün ciddiyetleri ile müzakere masasına oturduklarını belirterek yeni turda kayda değer ilerleme kaydedilmesini beklediklerini ifade etti. İran ve 5+1 grubu arasında ilk tur müzakereler 15 ve 16 Kasım tarihlerinde yine Cenevre’de düzenlenmişti. İlk tur müzakerelerde dışişleri bakanı Zarif 5+1 grubunu geniş kapsamlı yeni bir öneri paketi sundu. Paket AB dış politika sorumlusu ve 5+1 koordinatörü Catherine Ashton tarafından büyük ilgi ile karşılandı. Birinci tur görüşmede taraflar uzman heyetlerin ikinci turdan önce bir araya gelerek teknik ve hukuki ve yaptırımlardan doğan sorunları görüşmek üzere bir araya gelmesini kararlaştırdı. Uzman heyetler Viyana’da bir araya gelerek ikinci tur için gündem maddelerini belirledi. İkinci tur müzakerelerden önce dışişleri bakanı Zarif yaptığı açıklamada müzakerelerin sırf müzakere yapmış olmak için değil, iki tarafın da kazanacağı bir sonuca ulaşmak için yapılması gerektiğini belirtti. Cenevre’de düzenlenen ikinci tur müzakerelerin ilk gününde Ashton’un talebi üzerine dışişleri bakanı Zarif’in İtalya seyahatini iptal etmesi ve Cenevre’de kalması ve öte yandan Ashton’un Amerika dışişleri bakanı John Kerry’yi müzakerelere katılmak üzere Cenevre’ye davet etmesi, müzakerelerin beklenenden çok daha ciddi ve daha titiz bir şekilde yürütüldüğünü gösterdi. Öte yandan geçen Cuma günü Avrupa’nın üç ülkesinin dışişleri bakanları da Cenevre’nin yolunu tuttu ve böylece uzlaşma işini daha yüksek seviyelerde ve ikili ve üçlü görüşmelerle sürdürdü. Cenevre’de yürütülen sıkı pazarlık ve müzakerelerin ortak bir uzlaşmaya varma umudunu arttırdığı bir sırada Fransa dışişleri bakanı Loran Fabius’un inatçılığı ve süreci sabote etmesi yüzünden uzlaşmaya varma işi aksadı ve müzakerelerin 20 Kasım’da devam etmesi kararlaştırıldı. Gerçi İran ve 5+1 grubu arasında ortak uzlaşma metninin imzalanması, müzakerelere karşı çıkan çevrelerce sevinçle karşılandı, ancak Zarif ve Ashton’un ortak bildirisi ve müzakerelerin çok iyi ilerlediğini ve 20 Kasım’da devam edeceğini vurgulaması, tarafların uzlaşma noktasında iradelerinde her hangi bir aksama yaşanmadığını ve hala uzlaşmaya varma iradesi bulunduğunu ortaya koydu. Ve son olarak geçen hafta Japonya dışişleri bakanı Fumio Kişida Tahran’ı ziyaret ederek İranlı üst düzey yetkililerle temaslarda bulundu. Japon bakanı kabul eden Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani, İran ve Japonya arasında çeşitli siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel alanlarda işbirliği alanlarının geniş ve derin olduğunu belirterek bu kapasitelerden yararlanmanın özellikle son yıllarda iktisadi alanlarda gerilediğini ve bu yüzden iki tarafın ilişkileri geliştirmek için daha fazla çaba harcaması gerektiğini vurguladı. Dışişleri bakanı Zarif de Japon mevkidaşı ile görüşmesinde iki milletin ortak ilgi alanlarına ve Japonya’nın iki işbirliği konusunda ciddi katılımına işaret ederek Tahran yönetiminin Tokyo yönetimi ile iktisadi, siyasi, sanayi, kültürel, akademik, bilimsel, çevre, enerji ve özel sektörlerin işbirliğini geliştirme alanlarından ilişkilerini geliştirmek ve güçlendirmek istediğini vurguladı. 007-015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile